Turan Murat Emingil

Yogayla ne vakit tanıştığımı hatırlamıyorum bile… Zor zamanlarımda yardım elini uzatan eski bir dosttu sanki, aslında yoğun gecen bir spor hayatının devamında artık kronikleşmeye başlayan sakatlıklar sonrasında teröpatik amaçlı pratiklerin getirdiği şifalanmalar gitgide onu hayatımın vazgeçilmez bir parçası haline getirdi.

Sevgili Gülin Zeytunlu ile düzenli ashtanga pratiği yapmaya başladıktan sonra, sanırım taşlar da biraz daha yerine oturmaya başladı; bu yolculukta derinleşmeye çalıştıkça günbegün daha ne kadar yolun başında olduğumu keşfettim her seferinde. Belki de tam bu yüzden her defasında matın başına geldiğimde, samimi bir adanmışlıkla, yine ve yeniden, her gün bir beyaz sayfayla, acemi bir merakla, içsel bir yolculuğa çıkmak hevesinde oldum. İşte en çok ta bu heyecanın bir tezahürü, ashtanga yoganın hareket halindeki bir meditasyon kıvamındaki bu pratiğimi başka canlarla paylaşırken buldum kendimi.

Zaman içinde Şenol Topuz, Cameron Shayne, Godfrey Deverox, Nicole Ohme, Ajay Tokas, Ünsal Özcan gibi kıymetli hocalarla geniş bir yelpazede çalışma şansı bulduğum gibi, yoga ve meditasyon ile ilgili başka birçok atölye ve inzivalara katıldım.

Kendi pratiğimi paylaşırken birlikte çalıştığım insanların da kendi içsel rehberleriyle bağlantı kurmalarını sağlayacak hâlleri oluşturmak ve Ashtanga vinyasanın geleneksel yapısındaki, sadece asana değil tüm sekiz elementin de öğretisinde bir pratik kurgularken; Ashtanganın talepkâr fiziksel pratiğinin de öğrencinin enerjetik alanlardaki akışını şifalandırması ve tüm varlığına getireceği ışık için asanaların tek tek her defasında farkındalığıyla derslerimizi şekillendiriyoruz.

Cevap yaz

Email adresiniz paylaşılmayacak.


*